İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 400 adet çeviri sonucu bulundu. 41 - 60 arasındaki sonuçlar:
Sertleşmeye uzanan bez iltihabı; skleradenit.
Doğal seyir yönünden sapma gösteren radyasyon; ışınların veya iyonizan partiküllerin, kaynaktan çıkış yönlerini değiştirerek seyretmeleri hali; yön değiştimıiş radyasyon; saçılmış radyasyon
Sakrum yönünde; sakrum’a yönelik; sakrad.
tıbbi çeviri
Uretra’dan iletilen kateter aracılığıyla mesane ve ureterlere radyoopak madde enjeksiyonunu takiben, bu bölümlerin röntgen filminin alınması; retrograd ürografi.
Uretra ve mesane yoluyla ureter’e iletilen katater’den radyoopak madde enjeksiyonunu takiben pelvis renalis ve ureter’in x ışınlan aracılığıyla filminin alınması; retrograd piyelografı.
Adet kanının -ters yön izleyerek- Fallop borularından karın boşluğuna geçişi ile belirgin adet; retrograd menstruasyon
Kişinin yakın geçmişe ait olaylan anımsamasına karşın eski olayları anımsayamaması
Kafa travmasını takiben hastanın bilinci geri döndüğü zaman, travmadan kısa bir süre önceki olaylan hatırlayamaması hali; retrograd amnezi
Geriye yönelik; geriye giden; gerileme gösteren; retrograd.
Arkaya yönelik; arkaya veya sırta yakın,
Radovici belirtisi. Bk. palmomental reflex
Rn ile simgelenen, radyoaktif özelliğe sahip, gaz halinde bir element; radon (Radon, radyum’un parçalarınıası ile oluşur ve radyoterapi’de kullanılır),
Spinal sinirin ön kökü. Bk. anterior root of spinal nerve
Tırnak kökü. Bk. root of nail
Spinal sinirin duyusal kökü. Bk. posterior root of spinal nerve
Akciğer kökü. Bk. root of lung
Spinal sinirin arka kökü. Bk. posterior root of spinal nerve
Kıl kökü. Bk. root ofhair
Penis kökü. Bk. root of penis
Burun kökü. Bk. root of nose
1 2
3
4 5 6 7 .. 18 19 20
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 927 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
AİDS virüsü (HIV) taşıyanlarda ve AİDS tedavisinde ağızdan kapsül şeklinde kullanılan, timidin (thymidine) analoğu antiviral bir ilaç; zidovudin [Sonradan gelişen immün yetersizlik sendromu (AIDS)'nu tedavi etmeksizin, yavaş
Özellikle göğüs ve prostat kanseri tedavisinde kullanılan bir itriyum radyoizotopu; radyoaktif itriyum.
Memenin, selenyum’la kaplı levha üzerinde x ışınları aracılığıyla görüntülenmesi; meme kseroradyografisi.
tıbbi çeviri
Memenin, selenyum’la kaplı levha üzerinde x ışınları aracılığıyla görüntülenmesi; meme kseroradyografisi.
X ışınlarına bağlı radyasyon hastalığı. Bk. radiation sickness
Radyografi yoluyla alınan film; röntgenogram; radyogram; radyograf.
Bk. radiopelvimetry.
X ışınları aracılığıyla herhangi bir vücut bölgesi veya organı görüntüleme; radyografi; röntgenolojik görüntüleme,
Radius’un alt ucu ile karpal kemiklerin ilk sırasındaki sandalsı kemik (os scaphoideum), ay kemik (os lunatum) ve piramit kemik (os triquetrum) arasındaki eklem; radiyokarpal eklem; el bileği eklemi
1 – Yarada oluşan enfeksiyon; yara enfeksiyonu. 2- Ameliyat yarasında oluşan enfeksiyon; ameliyattan sonra kesi yerinde oluşan enfeksiyon,
Yaradan gelen akıntının, -enfeksiyon etkeni mikroorganizmayı belirleme amacıyla- besiyerine ekilmesi; yara kültürü,
İrade; irade gücü.
Rahmin, iki taraflı parametriyal doku, bölgesel lenf ganglionlan ve vaginanın 2/3 kısmını da içine almak üzere Fallop boruları ve ovaryumlarla birlikte çıkarılması; radikal histerektomi (Serviks uteri kanseri sebebiyle uygula
Rahmin, iki taraflı parametriyal doku, bölgesel lenf ganglionlan ve vaginanın 2/3 kısmını da içine almak üzere Fallop boruları ve ovaryumlarla birlikte çıkarılması; radikal histerektomi (Serviks uteri kanseri sebebiyle uygula
Doku içine ince radyum tüplerini yerleştirmede kullanılan özel pens; Wakeley’in radyum pensi.
Arzu ve iradeye bağlı hareket; istemli hareket.
Kişinin isteği ile yapılan; iradeye dayanan;istemli; volonter.
1- İrade ile ilgili; volisyonel. 2- Kişinin isteğiile yapılan; iradi; istemli,
Bir şeyi isteyerek yapma yeteneği; irade gücü;irade; volisyon.
Konuşurken, özellikle belli bir sözü yüksek sesle telaffuz ederken, ses tellerindeki titreşimin akciğerlere ve oradan da göğüs duvarına iletilişi sonucu, göğüs palpasyonunda alınan titreşim; konuşma sesinin yaptığı titreşim;
1 2 3 4 .. 45 46 47
Tıbbi Sözlük
Tıbbi Terimler Sözlüğü - Tıp Sözlüğü