İngilizce Türkçe Tıbbi Terimler Sözlüğü
Tıbbi Çeviri ve Medikal Tercüme
tıbbi çeviri
Tıbbi sözlük içinde İngilizce - Türkçe 559 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
Gözde, korneanın yer yer sarımsı yağ birikimleri göstermesi ile belirgin patolojik durum; kornea ksantomatozu.
Deri üzerinde, lipid içeren histiositlerden oluşmuş, sarımsı renkte küçük kabartı veya leke; ksantom.
Akyuvar; lökosit.Bk. leukocyte.
tıbbi çeviri
Kalp apeksindeki kas liflerinin oluşturduğu girdap şekli; kalp vorteksi.
Nervus laryngeus superior ya da nervus laryngeus recurrens’teki lezyon sebebiyle ses telinde oluşan -tek veya iki taraflı- felç; ses teli felci
Larenks’te sağ ve sol teli (plica vocalis) arasında kalan aralık; glottis aralığı
Bk. visual area.
Mesane, rektum ve vagina ile ilgili;her üçünü birden ilgilendiren; vezikorektovaginal.
Mesane ve rektum’la ilgili; vezikorektal
Kalp sol karıncığı. Bk. left ventricle of heart
Kalp sağ karıncığı. Bk. right ventricle of heart.
Kalp karıncığı; kalp sağ ya da sol karıncığı
Ön kortikospinal demet. Bk. anterior corticospinal tract.
Kalp en küçük venleri. Bk. venae cardiacae minimae
Kalp ön venleri. Bk. venae cardiacae anteriores
Kalp küçük veni. Bk. vena cardiaca parva
Kalp orta veni. Bk. vena cardiaca media
Bk. vena cardiaca magna.
Göbek kordonunun, plasenta’nın ortasına tutunması gerekirken fetal membranlara tutunması; göbek kordonunun velamentöz insersiyonu.
Vater cisimcikleri.^. Pacini s corpuscles.
1 2 3 4 .. 26 27 28
Tıbbi sözlük içinde Türkçe - İngilizce 403 adet çeviri sonucu bulundu. 1 - 20 arasındaki sonuçlar:
tıbbi çeviri
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
Göz merceğini -yerinde tutmak için- kirpiksi cisim (corpus ciliare)’e tespit eden (sabitleyen), ince liflerden oluşmuş bağ; göz merceğinin tutucu bağı; kirpiksi cisim kuşakçığı; siliyer kuşakçık
tıbbi çeviri
Afrika’da yetişen “Corynanthe yohimbi” adlı ağacın kabuklanndan elde edilen, alfa2-adrenerjik reseptörleri bloke edici ve cinsel gücü artırıcı bir alkaloid; yohimbin.
San cisim. Bk. corpus luteum
Ses plikası. Bk. vocal cord.
Camsı cisim (Corpus vitreum)’in çevresini sınırlayan, içerdiği kollajen lifçiklerin yoğunlaşmasından oluşmuş zarımsı tabaka; hiyaloid zar; camsı zar.
Gözde, camsı cisim(corpus vitreum)’in içindeki -ince kollajen liflerin arasını dolduran- saydam sıvı; camsı cismin sıvısı; camsı sıvı; vitröz hümor
Camsı cisim (corpus vitreum) içine kanama olması; vitröz kanama (Genellikle diyabet’in sebep olduğu retinopati’de görülür).
Genellikle yaşlılarda görülen, camsı cisim (corpus vitreum)’in çevresel kısmının -doğal büzüşme sonucu-retina’dan ayrılması; vitröz aynlma.
Göz merceğinin arka yüzü ile retina arasındaki, camsı cisim (corpus vitreum)’in doldurduğu boşluk; gözün vitröz kamarası; vitröz oda.
Camsı cisim (corpus vitreum)’in, bulanık nitelik alış nedeniyle -kısmen ya da tamamen- ameliyatla boşaltılması; camsı cismin ameliyatla çıkarılması; vit-rektomi.
C vitamini. Bk. ascorbic acid
Omur cismi. Bk. corpus vertebrae
Ön kortikospinal demet. Bk. anterior corticospinal tract.
Thalamus ve corpus striatum’un bir kısım venöz kanını vena basalis’e ileten venler; alt talamuskorpus striatum venleri
Penis’in kavernöz cisimleri ve corpus spongiosum penis’in venöz kanını vena dorsalis profunda penis’e ileten venler; penis’in derin venleri
Kirpiksi cisim (corpus ciliare)’in venöz kanını vena ophthalmica superior’a ileten venler; ön ve arka siliyer venler; siliyer venler
Penis’in kavernöz cisimleri (corpora cavernosa penis)’nin venöz kanını vena dorsalis profunda penis’e ileten venler; penis’in kavernöz venleri
Arteria thoracoacromialis’e eşlik eden ve acromion, processus coracoideus scapulae ve sternoklavikuler eklemin venöz kanını vena subclavia’ya ileten ven; torakoakromiyal ven
1 2 3 4 .. 19 20 21
Türkiye'nin en büyük online Tıp Terimleri Sözlüğü
Tıbbi Sözlük - Tıp Sözlüğü